Sezaryen Doğum

Sezaryen Doğum

Sezaryen Doğum Nedir & Nasıl Gerçekleşir?

Sezaryen doğum; doğumun doğal olmadığı durumlarda karın ve rahmin kesilerek bebeğin alındığı cerrahi bir işlemdir.

Anne adayının normal doğum yapmasına engel bir durum olduğunda veya anne adayının normal doğum yapmak istememesi halinde sezaryen tercih edilebilir. Günümüzde anestezi tekniklerinin gelişmesi, sterilite sorunlarına karşı etkili antibiyotiklerin olması, cerrahi yöntemlerdeki gelişmeler, ameliyatlardaki dikiş tekniklerinin gelişmesi sonucunda sezaryen ile doğum daha kolay şekilde gerçekleştirilmektedir. Sezeryan, gebeliğin seyrine bağlı olarak farklı hamilelik haftalarında gerçekleştirilebilir. Bebeğe ya da anne adayına bağlı olan tıbbi zorunluluklar nedeniyle de bazen sezeryanın acilen yapılması gerekebilir.

Sezaryen doğum hangi durumlarda yapılır?

  • Bebeğin doğum kanalına başı ile ilerlememesi
  • Plasentanın rahim girişini kapatması
  • Plasentanın rahim duvarından erken ayrılması
  • Bebeğin iri olması
  • Anne adayının çatısının dar olması
  • Bebekle ilgili bazı yapısal anormalliklerin olması
  • Anne adayındaki doğum korkusu, vajinusmus gibi durumlarda
  • Çoğul gebeliğin olması
  • Rahimde miyomların bulunması
  • Anne adayı açısından ıkınmanın riskli olması
  • Annedeki herpes enfeksiyonu, genital siğil gibi sorunların bulunması
  • Anne adayının daha önceden geçirdiği operasyonlar
  • Bebeğin acilen doğmasının gerekli hallerde sezeryan doğum yapılabilir.

Sezaryen doğum nasıl yapılır?

Sezaryen bebeğin annenin karnından açılan kesiyle rahme ulaşılması ve rahmin kesilerek bebeğin dışarıya çıkarıldığı bir doğum yöntemidir. Normal doğumun yapılamadığı ya da normal doğumun kadın tarafından istenmediği durumlarda doğum bu yöntemle yapılır. Normal koşullarda sezaryenle doğum 30-45 dakika içinde tamamlanır. Olası bir aksilikte bu süre 60 dakikaya kadar çıkabilir. Doğum anestezi uygulanarak gerçekleştirilir. Bu spinal anestezi(epidural) olabileceği gibi genel anestezi ile de yapılabilir.

Sezaryen öncesinde anne adayı doğuma hazırlanır. Bazı hamilelere mide asidinin azaltılması için anti asit şurup verilebilir. Sonrasında karın bölgesi yıkanır, ameliyat edilecek alan tıraş edilip temizlenir. Ameliyat sırasında mesanenin zarar görmemesi için idrar sondası takılır. Herhangi bir tiyaç durumunda kullanılabilmesi için ele ya da kola serum bağlanır.

Ameliyat sırasında ağrı duyulmaması için gebeye uygun anestezi verilir. Genel anestezide anne adayı uyutulur. Dolayısıyla doğumda herhangi bir şey hissetmez. Spinal yani epidural anestezide anne adayı uyanık olur ve ağrı duymaz. Bu yöntemde belden ince bir tüple girilip vücudun sadece altı uyuşturularak anestezi verilir.

Doğuma ilk olarak karın duvarına açılan kesiyle başlanır. Bu kesiden karın boşluğuna ulaşılır. Kesi yeri çatı kemiğinin üzerinde, göbekle çatı kemiği arasına  ya da yere paralel olarak açılabilir. Karın duvarı kasları kenara çekilir. Kas dokusu genellikle kesilmez. Daha sonra rahim duvarına kesi yapılarak bebeğe ulaşılır. Bu kesinin dikey ya da yatay olmasına doğumu gerçekleştiren doktor karar verir. Buradan bebek çıkarılır ve göbek kordonu kesilir. Sonrasında plasenta dışarı çıkarılır. Vücutta kesilmiş olan yerler kendiliğinden eriyen dikişlerle dikilerek kapatılır.