Doğum Sonrasının En Sancılı Çatlağı

Doğum Sonrasının En Sancılı Çatlağı

Doğum Sonrasının En Sancılı Çatlağı

Proktoloji Uzmanı Op. Dr. Yasir Gözü, doğum sonrası lohusalık dönemindeki kadınlarda doğum sonrasında oluşabilecek makat çatlağı ya da tıp dilindeki adı ile anal fissür rahatsızlığının ortaya çıkabildiğinden bahsetti.

“Anal fissür, makatta oluşan çatlak sebebiyle hastanın dışkılama işlemi sırasında cam parçalarının batması olarak tabir ettiği bir hissiyata sebebiyet veren bir rahatsızlık olarak tanımlanabilir. Hamilelik döneminde ve doğumdan sonra kadınlarda karın, kalça, göğüs çevresi ve kollarda deri çatlakları gözlemlenebilir. Fakat doğumdan sonra tek gözlemlenen çatlaklar deri üzerinde olmayabiliyor. Öyle ki hamilelik sürecinde gelişen kabızlık ya da doğum sırasında zorlanan pelvik kasların ödem oluşturması kadınlarda anal fissür dediğimiz makatta gözlemlenen çatlaklara neden olabiliyor. Hamilelik sürecinde oluşan rahim üzerindeki baskı da kabızlık için bir zemini oluşturabiliyor. Ayrıca anne adaylarının hamilelik süreçlerinde yaşadıkları hormonal değişiklikler, progesteron hormonundaki artış, vücuttaki kasların gevşemesine yol açıp bağırsakların da daha yavaş çalışmasına sebebiyet verebiliyor. Bu durum yine hamilelik döneminde kabızlığa ve sonrasında makat çatlağı oluşumuna neden olan bir etken olarak karşımıza çıkabiliyor.”

YAKLAŞIK 3 ANNE ADAYINDAN 1’İ KABIZ!

Hamilelik döneminde yaşanan kabızlık, özellikle doğum sonrasında anne adaylarının karşısına anal fissür şekline bürünen bir rahatsızlık olarak çıkabiliyor. Doğum sonrasında lohusalık döneminde yaşanılan zorlu sürece bir de anal fissür rahatsızlığı eklenince, doğum sonrası annelerin normal hayatlarına dönüş süreçleri uzayabiliyor.

Hamilelik sürecinin özellikle 5 ve 6 aylarında görülebilen ve doğumdan sonra da bir süre devam edebilen kabızlığın önüne geçmek için anne adaylarının beslenme düzenlerini ve yaşam koşullarını değiştirmeleri önem kazanıyor. Anne adaylarının bu süreçte bol posalı gıdalara yönelip, bol su tüketmeleri gerekiyor. Ayrıca hamilelik döneminde, yaklaşık 30 dakika süren egzersizleri haftada en az 3 kere yapıyor olmaları yine kabızlığı haliyle de anal fissürü önleyebilen bir etken olabiliyor.

ANAL FİSSÜR’DE TEDAVİ ŞART

Proktoloji Uzmanı Op. Dr. Yasir Gözü, anal fissür oluşumu gözlemlenen kişilerin muhakkak tedavi sürecine girmeleri gerektiğinin altını çizdi. “Anal fissür ya da bir diğer adı ile makat çatlağı kendi kendine iyileşebilen bir rahatsızlık değildir. Makat bölgesinin özellikle kabızlık gibi sebepler neticesiyle zorlanması sonucu oluşan çatlak veya yırtık, bölgeden geçen dışkının da sebebiyle anal bölgenin temiz kalamamasına bununla birlikte mikroplara da oldukça elverişli bir alanı ortaya koyuyor. Bu noktada anal fissür rahatsızlığına sahip hastanın, makattaki çatlağın kendi kendine geçmesini bekleyerek geçirdiği zaman çoğunlukla iyiye değil kötüye doğru akıyor.”

ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL

Op. Dr. Yasir Gözü, doğumdan sonra anal fissür rahatsızlığı yaşayan annelerin özellikle geçirdikleri doğum operasyonundan sonra yeniden bir operasyon geçirme fikrine oldukça uzak durmalarının da tedaviyi engelleyen bir faktör olduğunu söyledi. Fakat günümüz şartlarında anal fissür gibi makat hastalıklarının tedavisinde kullanılan ameliyatsız lazer yöntemi sayesinde uygulanan tedavinin bir operasyon değil, lokal anestezi ile yapılan bir diş dolgusu kadar rahat ve konforlu bir işlemle gerçekleştirilebileceğini vurguladı.

 

KAYNAK: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/saglik/1712994/dogum-sonrasinin-en-sancili-catlagi.html

Hiç yorum yok